Pazar, Eylül 24, 2006

Atraksiyon

bugün duş alırken aklıma ilk SI maçı geldi. sene 2006'dı galiba, zor şartlar altında oynanan macı karma takımlardan biri 4-2 kazanmıştı. macı düşündükçe duygulandım, gözlerimden yaş da gelmiş olabilir, olmayabilir de çünkü duştaydım anlayamadım tam. nese diceim şudur ki niçün eksi günleri yad etmeyelim?? bir zamanların en büyük derbilerinden biri sayılan Ankara-İstanbul maçları niçin tekrardan hayat bulmasın?? evet, çok zor değil arkadaşlar, beraberce bu işin altından da kalkabiliriz. biliyorum şimdiden içiniz kıpır kıpır oldu, deiğil mi? yeşil sahalara koşup o fevernovalara, olelere, teamgeistlere abanmak istemiyor musunuz?? evet dostlarım, sizler de benim gibi düşünüyorsunuz, biliyorum.
önümüzde müsait bir zaman aralığı var. ramazandan sonraki bayram tatili!! 5 günlük bi ara. eğer Ankaralı üstadlarımız buraya gelemezlerse, biz geliriz Ankara'ya. hatta şöle bi hayalim var ki bu maçı 2 ayaklı bir final gibi yapalım ve kazanana da kaybedene de madalya yaptırıp, onları verelim. kupa da veririz merak etmein. evet çok zor bu 2 maçı da ayarlamak ama inanırsak neden olmasın. ünlü düşünür alex de souza'nın da dediği gibi "hayal edersen gerçekleştirirsin". rövanşlı bi maç, bi ayağı İstanbul'da diğer ayağı Ankara'da... oh my!!
sizleri biraz daha gaza getirmek icin bi tane eskilerden hafifçe editlenmiş slideshow bi de video armağan ediyorum.
http://rapidshare.de/files/34202220/SI-1.ppt.html
http://rapidshare.de/files/34203519/DSCF0817.AVI.html
(videoyu direk siteye youtube'dan aktarcaktım ama olmadı. hem sitenin dizaynı yamuldu hem de youtube da bi sorun cıktı. isteyen yüklesin işte, yorgun argın uğraşamıcam.)
(he niye iki dosyayı .rar layıp öle upload etmedin dien de olur muhakkak, e ilk önce youtube kullandıım icin .ppt yi onceden upload etmiştim zati.)

Salı, Eylül 19, 2006

Ankara - SI Olağan Hâl Toplantısı - the Çiköfte Night



Celal bu sene eve çıkmıştı.
Selim ve Gökçe bunun şerefine sert, soğuk, acımasız şehre, Ankara'ya gelmişlerdi.
Celal saatler süren yoğurma çabalarının ardından görmüştü ki değişen bir şey yoktu!
İnsanlar çıldırmıştı artık:
- ne zaman olacak bu "çiköfte"
- ne zaman bu kum adam olacak
- acıyı koymican mı
- eti atsana içine
- daha gelmedik mi?
Ama olsundu. Yiğidimiz celal elinden geleni ardında komamıştı (?)
Yürüsündü, tıpış tıpış büyüsündü.
Tüm bunları açlıktan saçmalıyorum.
Hadi celal yiteeeer!!!

Cuma, Eylül 08, 2006

Maltepe Belediyesi Gururla Sunar

eveet geldik bir tatilin daha sonuna. evli evine köylü köyüne giderken Ankara yolcularının da kimi gitti kimi gidiyor. madem öyle diyip 1. Geleneksel Maltepe Yaz Ödüllerini paylaştırmak isterim. işte kazananlar:

En tatilci ödülünü kazanan: Celal
gösterdiği başarılar: Bodrum, Tuzla, Didim'de toplam 2 ay. kendisinin tatile doyamadığı, hele su altı güzelliklerine dayanamadığı biliniyor. daha tatil olsa yapar diyoruz. önü açık olsun. Altın Şnorkel ödülü böylece onun oluyor.

Emeği en çok sömürülen: Gürhan
sömürülme miktarı: bütün bir yazdan birazcık daha az. kapitalizmin bizi çepeçevre sardığı şu günlerde gözlerimiz görmez olmuştu. farkında bile değildik olan bitenlerin. fakat kendisi iki buçuk ayını feda ederek bize gerçekleri gösterdi. kendisine teşekkür ediyor ve Altın Sam Amca ödülünü ona veriyoruz.

En işveren: Mehmet
işverileri: tavukçuluk sektöründe kazandığı başarılar, yaptığı yatırımlar ve sayısı bilinmeyen onlarca işçiye sağladığı olanaklar. bir de demeden geçemeyeceğim. Mehmet Bey'in işleri üzerine çok laf edildi umarız kendisi alınmıyor hatta komik buluyordur. kendisine Altın But ödülünü vermek üzere Blues Brothers'ı sahneye davet ediyoruz.

En ulaşılamayan: Selim
ulaşılamama miktarı: %100'e yaklaşan performansıyla göz doldurdu. arayanlar gerek üzüntüden gerek sinirden ağladı ondan doldu o gözler. kendisine bir sekreter alınması söz konusu. ileride daha çok ulaşabilmek dileğiyle kendisine doğal olarak Altın Sekreter ödülünü veriyoruz.

En azimli insan: Ahmet
azimle sıçarak deldiği duvarlar: şu an okuduğunuz blog sayfasının yaratıcısı, dikkat edip görebileceğiniz gibi sırtlayıcısı, halı saha maçlarının ayarlayıcısı, tatil düzenleyicisi. son iki başarısında çeşitli sıkıntılar vardır. halı saha ayarlayıcısının Mehmet olduğu ve tatil planlarının da kötü niyetler içerdiği konuşuluyor kulislerde. neyse cumhuriyet altını verip kaçıyoruz. şekilli ödül kalmadı kendisine göre.

En ev sahibi: Sezer
sevdiği misafirler: yıllardır bunalmadan sıkılmadan bir çekirge sürüsüne evini açıyor, onlara tatil keyfini yaşatıyor. bizi çağırarak piyasadaki erkek sayısını arttırıyor fakat hiç dert etmiyor (umarım). gerekse Istanbul'un Maltepe'den sonra en güzel yerindeki evinde ağırlıyor misafirlerini. bu sebepten ötürüdür ki kendisine Altın Oluk ödülü veriyoruz (Allah'ım neler diyorum).


not: 1. ödüller hayalidir. kapıma gelip hani benim çil çil altınlarım demeyin. diyecek olursanız Maltepe belediyesine gidin ben aracıyım.
2. geriye kalanlar niye bize ödül yok demesinler. Maltepe belediyesi kimseyi ödülsüz bırakmaz. bugün gidin yarın gelin.